Yurt Dışına Kaçırılan Eserlerin İade Sürecindeki Görünmez Kahramanlar

Son yıllarda, yurt dışına kaçırılmış eserlerimizin Türkiye’ye iadesinde bir ivme gözleniyor. Hukuki süreçlerin tamamlanmasının ardından ait olduğu topraklara dönen eserler büyük bir heyecanla, görkemli törenlerle karşılanıyor. Diğer yandan, bu eserlerin iade sürecine büyük katkı ve destek sağlamış isimlerin anıldığını göremiyoruz. Tüm bu çaba ve özverinin ardındaki görünmez kahramanlara yeterince önem veriliyor mu?

 

Zeugma Çingene Kızı Mozaiği´nin kayıp parçaları Türkiye´ye getirildi.

 

Bugün, dünya müzelerinde sergilenmekte olan binlerce kültürel varlığımız bulunuyor. Bir kısmı kaçakçılık yolu ile, bir kısmı ise Osmanlı padişahları tarafından hediye edilme yolu ile yurt dışına çıkarılan kültürel varlıklarımız arasında Pergamon Zeus Sunağı veya Ksanthos Nereidler Anıtı gibi büyük ölçekli yapılar, Troya Hazineleri gibi insanlık tarihinde büyük öneme sahip eserlerin yanı sıra lahitler, heykeller, küçük eserler gibi irili ufaklı binlerce parça yer alıyor. Yurt dışına kaçırılan eserlerimizin bir kısmı, yıllar süren hukuki süreçler, diplomatik temaslar, büyük özveri ve çabalar sonucu ait oldukları topraklara döndü. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 2017 yılında yaptığı açıklamaya göre, 2003’ten bu yana yurt dışına kaçırılmış 4 bin 311 eser Türkiye’ye iade edildi.

 

 

Geçtiğimiz aylarda ziyarete açılan Uşak Yeni Arkeoloji Müzesi.

 

Karun Hazinesi Ait Olduğu Yerde

 

Geçtiğimiz aylarda Uşak Yeni Arkeoloji Müzesi kapılarını ziyaretçilere açtı. Müze, Lidya Kralı Kroisos’a ait olan ve aralarında daha önce iki kez çalınarak yurt dışına kaçırılan “Kanatlı Denizatı Broşu”nun da bulunduğu 432 parça eserden oluşan “Karun Hazinesi”nin modern bir ortamda sergilenmesi amacıyla yenilendi. Karun Hazinesi’ni hak ettiği değere uygun yeni sergi alanında ziyaretçilerle buluşturan yeni müze binasının, ile ve müzeye gelen ziyaretçi sayısında büyük bir artış sağlaması bekleniyor. Lidyalılara ait en görkemli eserlerden biri olan Karun Hazinesi, MÖ 560-546 yılları arasında ülkeyi yöneten Lidya kralı Kroisos (Krezüs, Karun) dönemine ait 432 parçadan oluşuyor. 1960’lı yıllarda Uşak’ın Güre kasabası yakınlarında yer alan tümülüslerden çıkarılarak ABD’ye kaçırılan bu koleksiyon, uzun bir hukuki sürecin ardından 1993 yılında ait olduğu topraklara geri döndü.

 

 

Karun Hazinesi Uşak Yeni Arkeoloji Müzesinde sergileniyor.

 

Karun Hazinesi’nin kaçırılma ve geri getirilme sürecinin ardından, 2005 yılında hazinenin en önemli parçası ve simgesi olan, som altından yapılmış “Kanatlı Denizatı Broşu” Uşak Arkeoloji Müzesinde sergilenmekte iken sahtesiyle değiştirilerek çalındı. 6 yıl sonra Almanya’da bulunan Kanatlı Denizatı Broşu, Türkiye ve Almanya arasındaki diplomatik yazışmaların tamamlanmasının ardından 2013 yılında Türkiye’ye iade edildi.

 

 

Karun Hazinesi´nin simgesi Kanatlı Denizatı Broşu.

 

İade Sürecinin Başrolünde Özgen Acar

 

Karun Hazinesi’nin Türkiye’ye iade edilişinin baş mimarı, Cumhuriyet gazetesi yazarı ve eski Genel Yayın Yönetmeni Özgen Acar, Uşak’ta bulunan 4 tümülüsten çıkarılarak New York’a kaçırılan, bugün “Karun Hazinesi” olarak bilinen Lidya ve Pers eserlerini araştırmaya 1970’te başladı. Ege’de ve New York’ta araştırmalar yapan Acar, Türk ve Amerikan belgelerini derledi. Karun Hazinesi’nin kaçırılma sürecinin başrolündeki Türk ve yabancı kaçakçılarla konuşan Acar, olayı 1986’da bir dizi olarak yayımladı. Kültür Bakanlığı Acar’ın belgelerine dayanarak New York Metropolitan Müzesini dava etti. Türkiye’yi mahkemede New York´taki avukatlık firmasından Harry Rand ve Lawrence Kaye temsil ettiler. Dava kazanıldı. Hazine 1993’te Türkiye’ye döndü. Anadolu Medeniyetleri Müzesinde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in katılımıyla sandıklar açılırken pek çok kişi davetliydi… Tek davet edilmeyen ise Özgen Acar’dı…

 

 

Yorgun Herkül heykeli önünde Özgen Acar.

 

Bu görkemli hazinenin hak ettiği şekliyle sergilenmesi için yeni yapılan Uşak Müzesi nihayet 13 Eylül’de törenle açıldı… Ne var ki ne Özgen Acar, ne de o tarihte Türkiye’de Kültür Bakanlığında görüşmeler yapan, bu davanın Amerikalı avukatı Lawrence Kaye davet edilmişlerdi.

 

1900’ların başında Çorum’daki Hitit başkenti Hattuşa’dan onarım amacıyla Almanya’ya götürülen iki sfenksten biri ile okunup geri gönderilecek birkaç bin Hititçe çivi yazılı tablet, I. ve II. Dünya Savaşları gerekçesiyle Berlin’de kalmıştı. Acar’ın yazıları üzerine bu yapıtlar da Türkiye’ye döndü. Sfenksler, Çorum Boğazköy Müzesinde sergilenmeye başladı. Yine Acar dışında herkes davetliydi.

 

 

2012 yılında ABD´den iadesi gerçekleştirilen Orpheus Mozaiği.

 

Aktüel Arkeoloji’den Destek

 

Şanlıurfa’dan ABD’deki Dallas Müzesine kaçırılan Orpheus Mozaiği 2012 yılında geri getirildi. Bu mozaiği gündeme taşıyarak iki yıl uluslararası kampanya sürdüren “Aktüel Arkeoloji Dergisi”nden hiç kimse davet edilmemişti.

 

Bugünlerde ise yeni bir iade haberi ile heyecanlandık. Gaziantep’teki Zeugma antik kentinde 1960’lı yıllarda yapılan kaçak kazılar sırasında ele geçirilip yurt dışına kaçırılan ve ünlü Çingene Kızı Mozaiği’ne ait olduğu tespit edilen 12 parça, Türkiye’ye iade edildi. Kaçırılan mozaiklerin Zeugma’ya ait oldukları Zeugma kazılarının resmi kazı başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay tarafından sunulan bir rapor ve Özgen Acar tarafından yapılan araştırma ile kanıtlanmıştı. ABD’deki Bowling Green Eyalet Üniversitesi tarafından 1965 yılında satın alınan ve o tarihten bu yana üniversite içindeki Wolfe Sanat Merkezi’nde sergilenen parçalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile üniversite arasında imzalanan anlaşma sonucunda Türkiye’ye iade edildi. Konu ile ilgili Aktüel Arkeoloji Dergisi 2014 yılında Zeugma’dan ABD’ye kaçırılan mozaiklerin iade edilmesi için gündem oluşturmak amacıyla change.org´da bir imza kampanyası başlatmış, kampanyaya yaklaşık 45.000 destekçi imza vermişti. Mozaiklerin Türkiye’ye iade edilmesiyle birlikte kampanya, change.org yetkilileri tarafından “başarılı” ilan edilerek, imzaya kapatıldı.

 

Çingene Kızı Mozaiği´nin ABD´deki kayıp parçaları Türkiye´ye döndü.