İNSAN BURNUNUN EVRİMİNDE İKİLİMİN ETKİSİ ARAŞTIRILIYOR

İnsanlar, büyük, küçük, geniş, dar, uzun veya kısa burunlara sahiptir ve bu özellikler ailelerden miras kalır. Ancak araştırmacılara göre, bu şekiller yerel iklime uyum sağlanmasıyla kazanılmış olabilir.

Penn Eyalet Üniversitesinden Antropoloji Profesörü Mark D. Shriver modern insanın evrimiyle ilgilendiklerini, özellikle de burun çeşitleri arasında farklılık gösteren özelliklere odaklandıklarını, sıcaklık ve neme göre değişen coğrafi sebeplere baktıklarını söyledi.

 

Enfeksiyonları önlemeye yardımcı olan ve nefes aldığımızda havayı düzenleyen burun insanoğlunun en belirgin yüz özelliklerinden biridir. Önceki araştırmalar ataları sıcak, nemli yerlerde yaşayan insanların, ataları soğuk ve kuru ortamlarda yaşayan insanlara göre daha geniş burun deliklerine sahip olduğunu gösteriyordu. Ancak bu farklılıkların yerel iklimlere tepki olarak mı yoksa sadece tesadüfen mi ortaya çıktığı bilinmiyordu.

 

Bu çalışmada, araştırmacılar Batı Afrika, Güney Asya, Doğu Asya veya Kuzey Avrupa kökenli insanlardaki burun boyutlarını ve şekillerini inceledi. Araştırmacılar Bu popülasyonlardaki burun şekillerinde görülen farklılıkların “tesadüfi” sebeplerden daha farklı sebebinin olduğunu buldu. Buna ek olarak daha geniş burun delikleri daha sıcak ve daha fazla mutlak nem ile gelişen atalarla ilgiliydi. Bu durum, iklimin burun evrimine neden olan faktörlerden biri olduğunu düşündürdü. Ancak burnun karmaşık bir evrim geçmişi var ve araştırmacılar ek faktörlerin de burun şekillenmesinde rol oynadığından şüpheleniyor.

 

Araştırmacılar, burun deliklerinin genişliğine, burun deliklerine olan mesafeye, burnun yüksekliğine, burun sırtının uzunluğuna, burun çıkıntısına, burnun dış bölgesine ve burun deliklerine bakarak çeşitli burun ölçümleri gerçekleştirdiler. Ölçümler 3B yüz görüntüleme kullanılarak yapıldı. Araştırmaya göre insan burnundaki farklılıklar genetik sürüklenme olarak adlandırılan rastgele bir işlem sonucunda popülasyonlarda zamanla birikmiş olabilir. Ancak farklı popülasyonların farklı burunlara sahip olmalarının nedeni farklı seçilim de olabilir. İkisini de tespit etmek, özellikle insanlarda zordur.

 

Araştırmacılara göre burun deliklerinin genişliği ve burun ölçümleri, popülasyonlar arasında, genetik sürüklenme ile açıklanandan daha fazla farklılık gösterdi; bu da, insanlarda burun şekli evriminde doğal seçilim için bir rol teşkil ettiğini gösteriyor. Yerel iklimin bu farka katkıda bulunduğunu göstermek için araştırmacılar, bu özelliklerin mekânsal dağılımına baktılar ve onları yerel sıcaklık ve nem ile ilişkilendirdiler. Burun deliklerinin genişliğinin sıcaklıkla ve mutlak nemle bir korelasyon olduğunu gösteren araştırmacılar sıcak nemli iklimlerde daha geniş burunların daha sık görüldüğünü, soğuk iklimlerde dar burunların daha sık görüldüğünü belirtti.

 

Burnun bir amacı solunan havayı sıcak ve nemli hale getirmektir. Daha dar burun delikleri hava akımını değiştirir ve böylece burnun mukozası havayı nemlendirebilir ve havayı daha etkili bir şekilde ısıtabilir. Soğuk ve kuru iklimlerde bu özelliğe sahip olmak muhtemelen büyük bir öneme sahipti. Daha dar burun delikleri olan insanlar muhtemelen soğuk iklimlerde daha geniş burun deliklerine sahip insanlardan daha fazla yavruya sahipti. Bu ekvatordan çok uzakta yaşayan popülasyonlarda burun genişliğinde kademeli bir daralmaya yol açar.

 

Araştırmacılar aynı zamanda kadın ve erkek arasındaki burun özelliklerinde de farklılıklar buldular. Bu cinsel dimorfizm olağandışı değildir, çünkü erkekler kadından daha büyük olma eğilimindedirler ve böylece burunları da daha büyük olacaktır. Shriver, burun boyutlarındaki nüfus farklarının cinsel seçilim yoluyla oluşabileceğini düşünüyor. Araştırmacılara göre ise ekolojik seleksiyon ve cinsel seleksiyon birbirlerini pekiştirebilir. Ancak seçilimin bu iki tipi arasındaki bağlantının burnun evriminde önemli olup olmadığı daha fazla araştırmayı gerektirir.

 

Araştırmacılar, burun şeklinin ve burun boşluğunun büyüklüğünün bir kişinin atasından farklı bir iklimde yaşarken kişinin bir solunum yolu hastalığına yakalanma riskini etkileyip etkilemediğinin araştırmaya değer olabileceğini belirttiler.

 

http://http://popular-archaeology.com/