İKİZTEPE´DEN PİŞMİŞ TOPRAK ÇINGIRAKLAR

İkiztepe´de MÖ 2400 – 2100 tarihleri arasına tarihlenen Erken Tunç Çağı III´e ait mezarlar ile yaşam alanlarında parçalar halinde ele geçen ve çocuklar için üretilmiş çıngıraklar, İkiztepe halkının yaşam seviyesi ve yaratıcı güçlerini sergiliyor.

Orta Karadeniz Bölgesi´nde Samsun ili Bafra ilçesi İkiztepe köyü sınırları içinde yer alan İkiztepe Prehistorik Çağ yerleşmesinde yaşayan halkın, Erken Tunç Çağının özellikle ikinci ve üçüncü evrelerinde sosyo-ekonomik açıdan oldukça yüksek düzeyde yaşamlarını sürdürdükleri 1974 ile 2005 yılları arasında gerçekleştirilen kazılarda ele geçen eserlerin nitelik ve niceliklerinden anlaşılmış bulunmaktadır. İlk defa Geç Kalkolitik Çağın başlarında (MÖ 4300 yılları) Kızılırmak Nehri´nin Karadeniz´e döküldüğü bu bölgede yerleştikleri anlaşılan İkiztepelilerin 2600 yıl kadar bir zaman dilimini kapsayan bu dönemde metalürjik faaliyetler ile dokumacılık açılarından çok başarılı oldukları gerek metal buluntuların sayısı, kalitesi ve çeşidi bakımından, gerekse pişmiş topraktan yapılmış dokuma tezgahı ağırlıkları, tarakları (kirkitler) ile ağırşakların sayısı ve formları bakımından anlaşılmaktadır. İkiztepelilerin bu dönemde özellikle çömlekçilikte eriştikleri seviyeyi yansıtan kilden yapılmış diğer eserler de dikkat çeker. İnsan ve hayvan figürinleri, tezgah ağırlıkları ve tarakları ile ağırşaklar, sallama sapan taneleri gibi gruplar arasında dikkat çeken başka bir grubu da çıngıraklar oluşturur.

 

istinasız içi boş kesik koni biçiminde, taşçık katkılı iyi elenmiş kil hamurlardan el ile şekillendirilmiş bulunan 7´si tüm, 4´ü kırık, toplamı 11 adet olan yapıtlar, ortalama 5 – 7 cm yüksekliğinde ve tabanları 8 - 10 cm çapındadırlar. Bu yapıtlar yapım aşamasında pişirilmeden önce, içleri beyaz macunla doldurulmuş derin kazıma oyuk çizgilerle (inkrustasyon tekniğinde) oluşturulmuş farklı geometrik stilde özgün kompozisyonlarla bezenmişler, daha sonra da farklı renklerde astarlanıp iyi perdahlanmışlardır. Yapıtlar üzerinde görülen bezemeye çağdaş çanak-çömlek bezemesinde rastlanmaz. Birbirine benzemeyen farklı kompozisyonlara sahip bu yapıtların çıngırak olarak kullanıldıkları, içlerine yapım aşamasında konulmuş bir, iki taşçığın sallanınca çıkardıkları sesten açıkça  anlaşılmaktadır.

 

Çıngırakların çocuklar için yapılmış oldukları, tüm olanlarının sadece çocuk mezarlarında ele geçmelerinden açıkça saptanmıştır. Çıngıraklar mezarlara, çocuğa ait arsenikli bakır bilezikler, pişmiş toprak bardak gibi diğer şahsi eşyalarla birlikte bırakılmıştır. Genellikle dış bükey yuvarlak tabanının hafifçe uzatılması ile oluşturulmuş üçgen biçimli bir çıkıntıda yer alan bir delik, çıngırakların çocukların iple boynuna asılarak veya ellerinde taşınarak kullanılmış olduklarını teklif eder. Mezarlıkta ortaya çıkartılan 600 basit toprak mezar içinde 191 adedi çocuklara aittir. Bu çocuk mezarları içinde ise sadece 7 adedi çıngırak içerir. Parçalar halinde yaşam yerlerinde de ele geçmelerinden, çıngırakların İkiztepe toplumunun sadece yüksek düzeydeki bireylerinin çocukları için üretilip kullanıldıkları izlenimi verdikleri söylenebilir. Çıngırak ile mezara bırakılmış diğer buluntular da bu durumu kanıtlar niteliktedir.