GÜRGÜRBABA TEPESİ ALT PALEOLİTİK AÇIKHAVA YERLEŞİMİ

(66. Sayı - ANTİK ÇAĞDA EKONOMİ )

Doğu Anadolu Bölgesi, Paleolitik Çağda insan hareketleri ve insanların adaptasyon süreçleri açısından oldukça önemlidir. Ancak bu bölgenin Paleolitik dönemleriyle ilgili çok az şey bilinmektedir. Bu, temel olarak bölgede bugüne kadar çok az araştırma gerçekleştirilmiş olmasının bir sonucudur. Bölgedeki olası fosil insan kalıntılarını ve arkeolojik buluntuları açığa çıkarmak amacıyla 2014 yılından beri "Van İli Neojen-Pleistosen Dönemleri" içeren yüzey araştırmaları gerçekleştirilmektedir.

 
Paleolitik Çağ insanları yontmataş alet yapmak için pek çok türde taş hammadde kullanmıştır. Bunlardan biri de obsidiyendir. Doğu Anadolu´da pek çok obsidyen kaynağı bulunur. Bunlar arasında Sarıkamış, Nemrut, Bingöl ve Van´daki Gürgürbaba obsidyen kaynakları önemli kaynaklar olarak bilinir. Van´da gerçekleştirilen araştırmalar da Erciş ilçesinde bulunan Gürgürbaba Tepesi´nde yoğunlaştırılmıştır. Gürgürbaba Tepesi, Meydan Dağı´nın hemen yakınlarında yer alır. Burada gerçekleştirilen araştırmalar Ulupamir köyünün kuzeybatısında yer alan, çevresi volkanik kökenli riyolit kayalıklarla çevrili olduğu için aşınmaya dirençli, nispeten düz bir tepenin üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Araştırmanın ilk iki yılında bu alan sistematik olarak yaygın yaya yüzey araştırması yöntemiyle taranmış; Alt ve Orta Paleolitik dönemlere ait çok sayıda buluntu yeri tespit edilmiştir. Tepede Paleolitik dönemlere ait buluntu yerleri özellikle yeni (Holosen dönem ve sonrası) açılmış drenaj aşındırmalarıyla ilişkilidir. Paleolitik Çağ dolgularının üzerine gelen toprak yığını bunların in-situ olarak (bulunduğu yerde) korunmuş olmasını sağlamıştır. Buluntu yerlerinde çekirdekleriyle birleşen yongaların tespit edilmesi de Paleolitik Çağ buluntu yerlerinin hem jeolojik hem de arkeolojik olarak in-situ olduğunu kanıtlamaktadır. 
 
Bu buluntu yerlerinden Gürgürbaba Tepesi, üzerinde yer alan yamaç molozu dolgularıyla Paleolitik Çağ buluntularının ilişkisini anlamak için en elverişli olanı seçilerek burada yoğun yüzey araştırması yöntemleri uygulanmıştır. Bu alanda 2015 ve 2016 yıllarında dogleash adı verilen bir yüzey araştırma yöntemi benimsenerek gerçekleştirilen yoğun yüzey araştırmaları sonucunda 11.038 adet Alt Paleolitik yontmataş alet tespit edilmiş ve bunlardan yaklaşık 3 bini ayrıntılı olarak incelenmiştir. Buluntu yerinin alanının yaklaşık yarısından fazlası gelecekte yapılabilecek araştırmalar için dokunulmadan bırakılmıştır.
 
Gürgürbaba Tepesi´nde yer alan buluntu yerinde tespit edilmiş yontmataş aletlere genel olarak bakıldığında, bunların Alt Paleolitik Dönemin önemli teknolojilerinden biri olan Acheulian (Aşölyen) teknolojisini yansıtmakta olduğu göze çarpar. Genel olarak bakıldığında yontmataş aletler içerisinde Acheulian endüstrisinin belirleyici aletleri olan iki ve tek yüzeyli el baltaları, iri yongaları ve iri kesici aletlerin çok sayıda olması Gürgürbaba Tepesi´ni Anadolu´dan bilinen diğer Alt Paleolitik Dönem buluntu yerlerinden belirgin bir şekilde ayırır; burada yüzlerce obsidiyen el baltası tespit edilmiştir. Bu el baltaları içerisinde büyük bir çeşitlilik vardır, bilinen neredeyse her iki yüzeyli alet tipi Gürgürbaba Tepesi´nde mevcuttur. Teknolojik olarak bu yontmataş buluntular Geç Acheulian teknolojisini yansıtmaktadır. Gürgürbaba Tepesi´nde obsidiyen oluşumunun yaklaşık 500 bin yıl önce gerçekleşmiş olduğu da göz önüne alındığında Alt Paleolitik buluntuların bu tarihten daha yeni dönemlere, 500-300 binyıllar arasındaki bir zamana ait olması söz konusudur. 
 
Yoğun yüzey araştırması yöntemleriyle ve son iki yıldır da Van Müzesi Müdürlüğü başkanlığında gerçekleştirilen kazılarla araştırılan Gürgürbaba Tepesi Alt Paleolitik Dönem buluntu yeri, hem burada bir obsidiyen kaynağı olmasından dolayı insanların yontmataş aletlerini yaptığı bir yerdir hem de insanların bu aletleri kullanmış olduğu bir konaklama alandır. Düzeltili yonga aletlerin varlığı da bu durumu destekler. Geç Acheulian teknolojisinin içinde Levallois yöntemi kullanılarak elde edilmiş yongalar, dilgiler ve uçlar da mevcuttur.
 
Gürgürbaba Tepesi Paleolitik Çağ bulguları arasında en önemlisi ise, yontmataş aletlerin de gösterdiği şekilde buranın, insanların Alt Paleolitik dönemde sadece yontmataş alet ürettiği değil ayrıca bu aletleri kullandığını, bir anlamda burada bir süre yaşadıklarını, yerleştiklerini de kanıtlayan mimari unsurlardır. Van Müzesi Müdürlüğü başkanlığında 2017-2018 yıllarında gerçekleştirilen kazıların birinci hedefi, Paleolitik buluntuların jeolojik birimler içinde tabakalanmış şekilde tespit edilmesiyken, ikinci hedefi ise Türkiye´de ilk kez bir açık hava Paleolitik buluntu yerinde tespit edilmiş olan bu mimari unsurların daha iyi anlaşılmasını sağlamaktır. Dünyada bilinen Paleolitik Çağa ait mimari unsurlar genel olarak çadır gibi geçici barınaklara ait kalıntılardır. Bu türden barınaklara ait kalıntılarla Orta ve Üst Paleolitik dönemlerde zaman ilerledikçe giderek artan sayılarda karşılaşılmaktadır. Ancak Alt Paleolitik Döneme ait bilinen kalıntılar oldukça az sayıdadır. Gürgürbaba Tepesi Alt Paleolitik Dönem buluntu yerinde tespit edilen mimari kalıntılardan biri kazılarak belgelenmiştir. Kazılar, doğal ya da arkeolojik olsun hiçbir taş yerinden oynatılmadan, sadece etraflarındaki gevşek toprak alınarak gerçekleştirilmiştir. Yaşam düzlemlerinin belgelenebilmesi amacıyla taşların oturmuş olduğu doğal yüzeyler belgelenmiştir. Söz konusu olan mimari kalıntı, ortalama boyutları 15-80 cm arasında değişen taşlardan oluşturulmuş bir halkadır. Bunun çapı 2,5 metredir. Taşlar sistematik olarak daire şeklinde dizilmiştir. Bu taşlar organik malzemelerle oluşturulmuş bir çadırın örtüsünü yere sabitleme ve bu örtüyü taşıyan olasılıkla ahşaptan direkleri destekleme, bunların kaymasına engel olma amacıyla yerleştirilmiştir. 2018 yılı kazıları sırasında olasılıkla bu taşıyıcı direklerin yerleşmiş olduğu iki halka şeklinde alanlar da tespit edilmiştir. Alt Paleolitik Döneme ait herhangi bir organik kalıntı hem aradan geçen uzun zaman hem de Gürgürbaba Tepesi´nin asidik toprak yapısı dolayısıyla ne yazık ki korunamamıştır. Ancak kazılan toprağın sertlik ve dokusundaki değişimler incelenerek bu alanlar tespit edilmiştir. Alt Paleolitik Döneme ait bu çadır ile ilgili en büyük sorunlardan biri, yüzey araştırması yöntemlerinin bunun içindeki arkeolojik buluntuların in-situ olup olmadığının anlaşılmasını sağlayamamasıydı. Son iki yılda gerçekleştirilen kazılar sayesinde bu taş dizisinin içindeki Alt Paleolitik aletlerin bu mimari kalıntı ile ilişkili olduğu ve bunların doğal yollarla buraya birikmemiş olduğu açığa çıkarılmıştır. Çadırı çevreleyen bu taşların tam olarak hangi tarih aralığında buraya yerleştirilmiş olduğunun ortaya çıkarılmasıyla ilgili jeoloji örnekleri alınmıştır, bunlar analiz aşamasındadır. Yontmataş aletlerin kazılmış alanda, çadır alanının içinde ve dışındaki dağılımları ile ilgili çalışmalar halen devam etmektedir. 
 
Gürgürbaba Tepesi´nde sadece bir adet çadır alanı kazılmış olsa da yüzeyde tespit edilmiş olan daire planlı ve içinde Alt Paleolitik yontmataş aletleri içeren çok sayıda başka mimari kalıntılar da tespit edilmiştir. Bu kalıntıların da gelecekteki kazı çalışmalarında belgelenmesi hedeflenmektedir. Çok sayıda ve kesin olarak Alt Paleolitik Döneme tarihlenen bu mimari kalıntılar, Türkiye´de ilk kez tespit edilmiştir. Alt Paleolitik Döneme ait bu kalıntılar, insanların o dönemde Gürgürbaba Tepesi´ndeki etkinliğinin sadece obsidiyen kaynağının kullanılmasıyla sınırlı kalmadığını, burada olasılıkla mevsimsel olarak yerleşmiş olduklarını da ortaya koymaktadır. 
 
 
Yazı: İsmail BAYKARA - Berkay DİNÇER - Serkan ŞAHİN