DERİNLERDEN ANTALYA

Dünyanın en güzel coğrafyalarından biri olan Antalya’nın arkeolojiyle dokunmuş güzellikleri denizin kıyısında bitmez. Aslında bize göre güzellikler daha yeni başlamıştır. Denizin derinliklerine doğru palet çırpıldığında rengârenk bambaşka bir dünya karşılar dalıcıları. Çevrenizdeki balıklar, ahtapotlar, yosunlar ve deniztavşanları hayal bile edilemeyecek desen ve renkleri barındırır bünyelerinde. Akdeniz yalnızca muhteşem bir fauna ve florayı değil geçmişe ait bilinmeyenlerin de üstünü örtmüştür mavi bir battaniyeyle. Kimi zaman gökkuşağı renklerinde bir lapin balığını takip ederek ulaşılır bir amphoraya, kimi zaman yekpare bir batık milyonlarca canlıya çoktan yuva olmuştur. Kilikya’nın korsanlarını da Likya’nın medeniyetlerini de özenle sarmalamıştır bu sular. Geriye yalnızca bu gizeme doğru bir adım atmak kalmıştır.

Günümüzde sualtı arkeolojisi alanında sağlam bir alt yapıya sahip olan ülkemiz, 19. yüzyıldan beri sualtı arkeolojisi ve sualtı kültür mirası korunması olgularının içinde yer almaktadır. Antalya kıyıları bu anlamda da dünyaya örnek olmakta, UNESCO kanalıyla, gelişmekte olan çok sayıda ülkenin sualtı arkeolojisi altyapıları Antalya’da hazırlanmaktadır. Bu kapsamda Selçuk Üniversitesinin Kemer’de bulunan Sualtı Araştırma Merkezi binası aynı zamanda UNESCO UniTwin Sualtı Arkeolojisi Network Koordinasyon Merkezi niteliğiyle ulusal ve uluslararası programlarda kullanılmaktadır.

 

Dalış maskesini takarak Antalya’nın kristal berraklığındaki sularında yüzenlerin karşılaştığı ilk tarihi kalıntılar amphoralar yani çift kulplu toprak testilerdir. Amphoralar boyun, kulp, gövde ve dip formlarındaki farklılıklar nedeniyle özgün karakterlere sahiptir. Bu farklılıklar sayesinde hem amphoraların hem de taşıdıkları şarap, zeytinyağı ya da balık sosu gibi ticari ürünlerin geldiği bölgeler anlaşılabilmektedir.

 

Antalya kıyılarında 2011– 2015 yılları arasında yapılan sualtı araştırmaları sırasında 51 adet amphora yüklü gemi batığı tespit edilmiştir. Bu kıyılarda bulunan amphoraların bir kısmı Akdeniz’in farklı bölgeleriyle Marmara veya Karadeniz kıyılarında üretilen ticari malların taşınmasında kullanılmıştır. Bazı amphoralar ise Antalya kıyılarında üretilmiş, dolayısıyla Antalya’nın ticari ürünlerini uluslararası piyasalara sunmak için kullanılmıştır. Binlerce yıl öncesinin bu ticaret unsurları günümüzde batıkların tarihlendirilmelerinde, nereden gelip, hangi limanlara uğradıklarının anlaşılmasında kullanılan tarih elçileridir. Deniz dibinin bu harika figürleri bazen üstlerinde oluşan yaşam formlarıyla dalıcıları şaşkınlığa uğratmaya hazırdır. Bunlar sert zeminlere tutunan deniz canlıları için yaşam ortamı sağlarlar ve birçok canlının yuvası olurlar.

 

Gemilerde taşınmalarına kolaylık sağlanması için sivri ya da yuvarlak dipli yapılan amphoralar kullanılırken genellikle seramik kaidelere oturtulurlar. Bu yüzden bazı amphora batıklarında aynı atölyelerde imal edilmiş kaidelere de rastlanılmaktadır. Antalya kıyılarında yirmi yıla yakın devam eden kapsamlı sualtı araştırmalarında bugüne kadar çok sayıda gemi batığı, liman, demirleme yeri, batık yerleşim alanı ve farklı kalıntılar bulunmuştur. Söz konusu zaman yelpazesi Demre veya Kemer’de on üç sene önce batmış gemilerden başlar, Uluburun Batığı örneğinde olduğu gibi 3 bin 300 sene önce batan gemilere uzanır. UNESCO 100 yaşından daha eski batıkları ve insana ait sualtı kalıntılarını sualtı kültür mirası kapsamında ele alır. Antalya’da Kaş ve Kemer’de I. Dünya Savaşı’ndan kalma savaş gemisi batıkları da kültür mirasımızın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Gemi çapaları kültür mirasının korunması gereken diğer unsurları arasındadır. Bunlar binlerce yıldır fırtınalardan kaçan gemiciler tarafından doğal koylara, adaların kuytularına veya burunların dalga almayan sığlıklarına atılmış, çeşitli nedenlerle bulundukları yerden geri çıkartılamamıştır. Bu çapalar sayesinde Antalya kıyılarında özellikle Tunç Çağında denizin yaygın bir şekilde kullanıldığını biliyoruz.

 

Yazı: Hakan ÖNİZ

Yazının tam metnini Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin 56. sayısında bulabilirsiniz.

 

 

 

 

Diğerleri