BABİL’İN ASMA BAHÇELERİ

MÖ 6. yüzyılda Babil, antik dünyanın en büyük ve en görkemli kentsel merkeziydi.

 

İlk olarak MÖ 3. Binyıl başlarında iskân gören kent, MÖ yaklaşık 1750’lerde, Hammurabi’nin hükümdarlık dönemi sırasında imparatorluk başkenti ilan edilerek, Güney Mezopotamya’nın yeni gelişmekte olan kültürel ve dini merkezi haline gelinceye kadar önemsiz bir yerleşmeydi. Babil’deki ilk büyük felaket MÖ 1595 yılında meydana geldi. Anadolu’dan gelerek kenti yağmalayan Hititler, geldikleri gibi her şeyi hızlıca ele geçirdiler. Babil, bu büyük felaketin ardından MÖ1400’lerde yeniden yükselişe geçti.

 

 

MÖ 1353-1335 yılları arasında hüküm süren Mısır firavunu Akhenaten’e ait Amarna Sarayı’nda keşfedilen düzinelerce çivi yazılı tablet arasında, dönemin büyük güçleri arasındaki kraliyet yazışmaları da yer almaktadır. Bunlar arasında Babil’den gönderilmiş birçok mektup bulunur.

 

 

Babil’deki ikinci büyük felaket MÖ 1159 yılında meydana gelir. Yıkım bu kez Güneybatı İran’ın Elam halkının ellerinden gelir. Bu tarihten yaklaşık bir jenerasyon sonra, I. Nabukadnezar döneminde kentin şansı yeniden yaver gider. Yaz ortasının alev gibi sıcağında Elam’ı işgal eden I. Nabukadnezar, Elamlılar tarafından ele geçirilmiş kutsal Marduk heykeli ile çok sayıda diğer Mezopotamya ganimetini geri alır. Arasında Naram-Sin’in Zafer Steli ve Hammurabi Kanunları’nın yazılı olduğu stel de bulunan bu sanat koleksiyonu, yaklaşık bir yüzyıl önce Elam başkenti Susa’da Fransız arkeologlar tarafından keşfedilmiştir.

 

 

MÖ 1. binyılda kuzeyde egemenlik kuran Asurlar için Babil yalnızca inatçı bir dikendi. Assur kralı Sanherib, kendisinden sonra Babil’e hükmedecek olan oğlunun kaçırılması üzerine Babil’e tüm gücüyle saldırır. Genç adam bir darbe girişimi sırasında esir alınmış ve esaret altında ölmüştür. İntikam almak isteyen Asurlar MÖ 689’da kenti yakıp yıkar.

 

 

Antik kaynaklarda, Fırat’a akan yıkıntı ve enkazlar nedeniyle Körfez’in kahverengiye döndüğü yazmaktadır. Yeniden inşa edilip, daha sonra bir kez daha Asurlar tarafından yıkılan Babil, Medler ile ittifak kurarak MÖ 612’de Asurların kesin olarak sonunu getiren Nabopolassar döneminde nihayet yeniden küllerinden doğar.

 

 

Yazı:  Karen POLINGER FOSTER

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 59. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.