ARKAİK VE KLASİK DÖNEMLERDE KARADENİZ´DE KÖLELİK

Antik Çağda son derece sıradan bir olgu olan kölelik, nesilden nesile birçok akademisyenin çalışmalarına konu olmuştur.

Karadeniz Bölgesi’nde kölelik, antik dünyanın diğer bölgelerine kıyasla üzerinde daha az çalışma yapılmış bir alandır. Bunun nedenim akademik ilginin yetersizliği değil, bulgu eksikliğidir. Eldeki veriler, özellikle de Arkaik Dönem söz konusu olduğunda, son derece seyrek ve çelişkilidir. Elde edilen verilerin büyük çoğunluğu Karadeniz Bölgesi’nde ve civarında yaşamış yerel kişi adlarından oluşmaktadır ve antik Yunan kentlerinde bu tür isimlerin varlığı köleliğin kanıtı olarak yorumlanır.

 

Bir köle, belirli bir ülkenin ismi ile veya ülkenin isminden türetilmiş bir isim taşıyorsa, o kişinin etnik kökenini o ülke ile eşleştirme eğiliminde oluruz. Strabon’un bu konudaki sözleri bu uygulamayı doğrular niteliktedir: “Atinalılar kölelerine ya geldikleri ülkenin adını (Lydos veya Syros gibi) ya da o ülkede yaygın olarak kullanılan yerel kişi adlarını (örneğin, Phrygia’da Manes veya Midas, Paphlagonia’da Tibios gibi) verirler.” Ancak eldeki bulgular, bunun her zaman için doğru sayılamayacağını ve kölelerin kökenleri oldukları konusunda sık sık kafa karışıklığı yaşandığını gösterir.

 

Klasik Döneme baktığımızda, Atina’da Karadenizli kölelerin varlığına ilişkin çok sayıda ve geniş çeşitlilikte bulgu olduğunu görürüz. MÖ 414 yılında Hermokopidai adlı bir kişinin mülküne el konulmuş ve hane içerisinde aralarında farklı etnik kökenlere sahip 35 kölenin bulunduğu anlaşılmıştır. Kölelerden on ikisi Thrakia, yedisi Karia, üçü Skythia, ikisi Suriye, ikisi İllirya kökenlidir. Bunların yanı sıra hanede Kolkhis, Phrygia (Frigya), Lydia (Lidya), Makedonia, (Makedonya) Messenia ve Kappadokia (Kapadokya)’dan da birer köle bulunmaktadır. Atina’da ayrıca, İskitlerden oluşan bir güvenlik kuvveti bulunmaktadır.

 

Karadeniz Bölgesi’ndeki köle ticareti ve köleliğe ilişkin bulgular, Karadeniz Bölgesi’ndeki farklı kentler arasındaki köle ticaretinin, bu kentlerin kuruluşunun hemen sonrasında başladığını gösterir.

 

Yazı: Gocha R. TSETSKHLADZE

Yazının tam metnini Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin 55. sayısında bulabilirsiniz.