ANTİK ÇAĞ DÜNYASININ İLK BORSA BİNASI

Latince "macellum" et ve balık satışının yapıldığı çarşı binası demektir. Macellumlar aslında taze ve işlem görmüş balık, et, et ürünleri, av ve kümes hayvanları, meyve, sebze, ithal şarap ve soslar gibi çeşitli gıda maddeleri ile bazı küçük el işleri, ayna, kozmetik ürünleri, ithal kandiller ve parfümün satıldığı, hatta zaman zaman tüketildiği organize bir market kompleksidir.

Antik Çağda Phrygia Epiktetos bölgesinde konumlanan ve Roma Döneminde bölgenin önemli ticaret merkezlerinden biri haline gelen Aizanoi, günümüzde Kütahya´nın 48 km güneybatısında, Çavdarhisar ilçesindedir. Antik çağ dünyasının ilk "borsa binası" adını ise kentin kalbinde diyebileceğimiz alana inşa edilen macellum ile, içindeki İmparator Diocletianus´un Tavan Fiyat Kararname´sinin yazıldığı tholos yüzünden almıştır. Aizanoi Macellum´unu anlatmadan öncelikle macellumun ne olduğunu açıklamak gerekir. Latince "macellum" et ve balık satışının yapıldığı çarşı binası demektir. Macellumlar aslında taze ve işlem görmüş balık, et, et ürünleri, av ve kümes hayvanları, meyve, sebze, ithal şarap ve soslar gibi çeşitli gıda maddeleri ile bazı küçük el işleri, ayna, kozmetik ürünleri, ithal kandiller ve parfümün satıldığı, hatta zaman zaman tüketildiği organize bir market kompleksidir. 
 
Macellumu agora gibi diğer çarşı yapılarından ayıran; avlu merkezine inşa edilen ve hem dini hem fonksiyonel karaktere sahip tholostur. Roma macellumlarının çoğunda portikolarla çevrelenmiş dörtgen bir avlu, portikolara açılan tabernae (dükkan) ve yapının kesin tanımını sağlayan tholos bulunur. Epigrafik kaynaklara ve arkeolojik verilere göre Anadolu´da varlığı saptanabilen 19 macellum vardır. Anadolu macellumları genellikle decumanus maximus ile sınırlanan bir konuma sahiptir ve kamusal yapıların yoğun bulunduğu alanlara inşa edilmiştir. Aizanoi´da ise Meter Steunene kutsal alanına ulaşan caddenin kuzeybatısında ve kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzanan sütunlu caddenin batısında yer alır. Kuzeyinde ise Penkalas (Kocaçay) Çayı akar.
 
Yapı ve yazıtları hakkında ilk kez 1843 yılında kente gelen Le Bas söz etmiştir. Nehrin kenarında, üçüncü köprüye yakın bir alanda, üzerinde "Edictum Diocletiani de pretiis rerum venalium" yazıtını taşıyan küçük bir yapının kalıntılarından bahsetmiştir. Macellumdaki tholos Le Bas´nın 1888´de yayınlanan topografik planında yaklaşık 9 m çapında yuvarlak bir yapı olarak verilmiş, ancak tholos olduğundan bahsedilmemiştir. Le Bas´nın anlatımından, yapının ne kadarının o dönemde yüzeyde görülebildiği ve planda gösterilen yuvarlak yapı planına orthostatların formundan dolayı mı karar verdiği bilgisi net değildir. Krencker ve Schede 1928´de çalışmalara başladığında ise, yuvarlak yapının bulunduğu alanda bir cami yükselmekte, Penkalas Çayı yakınında; tapınaktan gelip, köprüden geçince karşılaşılan alanda ise konak bulunmaktadır. Caminin güneyinde bir han ve yanında Kuran kursu yapısı vardır. 1950´de ise yuvarlak yapının bulunduğu alanda yine cami bulunmakla birlikte, yuvarlak yapıya ait güney kısımdaki üç orthostat bloğu planda belli olmaktadır. Bu tarihlerde buradaki konak yıkılmış ve yerine dükkanlar yapılmıştır. Hanın bulunduğu yerde de yine dükkanlar ve değirmen vardır. Yapının orthostat bloklarının orta seviyesine rastlayan su kanalı ise aynı alanda kurulan pazar alanı için hizmet eden çeşmeye su taşımıştır. 
 
1970 yılı Gediz depreminde caminin yıkılmasıyla yuvarlak yapı ortaya çıkmış ve 1971 yılında kazısı yapılarak tholosun rekonstrüksiyonu gerçekleştirilebilmiştir. Naumann, tholosun bir macelluma ait olabileceğini ileri sürmüştür. Avluyu çevreleyen portikoların tholosa uzaklığı ve inşa evreleri sondaj kazıları ile belirlenmiştir. 1992 yılında macellumdaki portikoların varlığını saptamak ve portikolarının arkasından geçerek 3. köprüye uzandığı düşünülen caddenin durumunu belirlemek için sondajlar açılmış ve tholosun aksına paralel uzanan profilsiz mermer plakalarla yapılmış stylobat ile arkasındaki odaların duvar kalıntıları tespit edilmiştir.  
 
Aizanoi Macellum´u kare planlı avlu, avluya açılan sıralı dükkanlar ve merkezdeki tholostan oluşur. Yapı, yöre halkı tarafından "borsa" olarak adlandırılmakta ve tüm dünyada ilk "borsa binası" olarak anılmaktadır. Bunun nedeni ise tholosun orthostat bloklarına İmparator Diocletianus´un MS 301 yılında enflasyonla mücadele için yaptığı ücret tespitlerinin Latince ve Grekçe kopyalarının konmasıdır. Bu yazıtlar imparatorluk pazarlarında satılan malların satış ücretlerini kapsamaktadır. Ürün fiyatları kanunla belirlenerek, ücretlerde değişiklik yapılması engellenmek istenmiştir. İlginç olan ise, alanın günümüzden 50-60 yıl öncesine kadar pazar yeri işlevselliğini koruması ve en az 1700 yıl boyunca hiç bozulmadan devam etmesidir. 1994-1996 yılları arasında tholos ve çevresinde stratigrafiyi belirlemek amacıyla atılan sondajlarla; yapının erken dönem moloz dolgulu temel duvarı üstüne inşa edildiği anlaşılmıştır. Tholos 12 tam, 4 yarım orthostattan oluşan bir podyum üzerinde yükselir. Günümüze ise 8 tam, 1 yarım orthostat ulaşmıştır. Tholos; orthostat profillerinin Zeus Tapınağı ile aynı özellikleri göstermesi nedeniyle MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmiştir. Geç Antik Çağda inşa edilen sütunlu cadde ise, tholos ile yapının geri kalan bölümlerini sınırlandırır. Bizans Döneminde yapının bir kısmı üstüne dairesel planlı bir kilise inşa edildiği ve etrafının mezarlık olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.
 
Yöre halkı tarafından "borsa" olarak adlandırılan ve tüm dünyada böyle tanınan bu şöhretin sebebi, yukarıda da değinildiği gibi, tholosun orthostat bloklarına yazılan Grekçe ve Latince yazıtlardır. İmparator Diocletianus ile ortakları MS 301 sonbaharında "Edictum de Pretiis Rerum Venalium" (Tavan Fiyatlar Fermanı) çıkarmış ve 1200´den fazla ürün ile iş hizmetinin yasal olarak en yüksek seviyesini halka duyurmak için yayınlamıştır. Yerel yöneticiler de fermanı halka duyurmak için kamusal alanlarda bunu yazıtlar ile yayınlatmıştır. Bunun örneklerinden biri de, Aizonai Macellum´undaki tholosun orthostat bloklarında bulunur. Vali Fulvius Asticus´un hazırlattığı bu yazıt Diocletianus´un fermanındaki girişin özeti gibidir.
 
MS 3. yüzyıl sonu ile 4. yüzyıl başında Roma İmparatorluğu´nun genel durumuna bakacak olursak; dörtlü yönetim (Tetrarkhlar) sistemi ile karşılaşırız. İmparator Diocletianus hükümetin gereksinimi olan geliri temin ve sistemi istikrarlı hale getirmek için ekonominin yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünmüştür çünkü bu dönemde ücretler sürekli artmaya başlamıştır. Bunun en önemli nedeni ise paranın alım gücünün değişmesidir. Geç Cumhuriyet ve Erken İmparatorluk dönemlerinde devletin standart parası gümüş denarius iken, Diocletianus´tan kısa süre önceye kadar imparatorların aynı ad altında bakır sikkeler bastırması; gümüş paranın alım gücünü azaltmış, zamanla gümüş ve bakır para tedavülden kalkmıştır. Diocletianus, para reformu gerçekleştirmiş; altın, gümüş ve bakırdan yeni sikkeler bastırarak standart değer yaratmak istemiştir. Yeni sikke devlet içindeki önemli harcamalarda yoğun olarak kullanılmış, MS 4. yüzyılın başlarında Roma İmparatorluğu´ndaki enflasyon daha önce hiç olmadığı kadar yükselerek %35´lere ulaşmış ve hem halk hem imparatorluğun finans politikası için hayli kötü sonuçlar doğurmuştur. 
 
Yazı Dr. Elif ÖZER / Aizanoi Kazısı Başkanı 
 
Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji 66. saysından ulaşabilirsiniz.