Antalya´da Bulunan Batıkta Kazı Çalışmalarına Başlandı

Vali Münir Karaloğlu, Uluslararası Sualtı Arkeoloji Enstitüsü, Texas A&M Üniversitesi ve Oxford Üniversitesi uzmanlarının kazı yaptığı 3 bin 600 yıllık olduğu tahmin edilen gemi batığında incelemelerde bulundu.

 

Dünyanın en erken ticaret gemisi batığının kazıda çalışmaları sırasında en dikkat çeken detay dev bir ahtapotun, kazı çalışmalarını adeta seyredişi oldu.

 

Yaklaşık dört ay önce Antalya´nın Batı Kıyılarında MÖ 15 ya da 16. yüzyıldan kaldığı tahmin edilen tunç çağına ait dünyanın en eski su altı keşfi olarak adlandırılan batık keşfedildi. Uluslararası Sualtı Arkeoloji Enstitüsü, Texas A&M Üniversitesi ve Oxford Üniversitesi´nden katılan uzmanlar Akdeniz Üniversitesi öncülüğü ve Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında batık üzerine kazı çalışmalarını gerçekleştiriyor. Vali Münir Karaloğlu su altı kazı çalışmasını gerçekleştiren heyeti teknelerinde ziyaret ederek çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Ziyarete Kemer Kaymakamı Hüseyin Karameşe, Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Alb. Sezai Özkurt, İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık Antalya Müzesi Müdürü Mustafa Demirel, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürü Melike Gül, Rölave Anıtlar Müdürü Handan Kısır, Antalya Restorasyon ve Konservasyon Bölge Müdürü Harun Güllü de eşlik etti.

 

"Artık elimizde kazıdan elde ettiğimiz eserler var"

 

Batıktan çıkarılan tarihi eserleri yerinde inceleyen Vali Karaloğlu, bulunan batığı su altının Göbeklitepesi olarak nitelendirdiklerini belirtti. Karaloğlu, "Batık bulunduğunda yüzeysel araştırmalar neticesinde yaptığımız açıklamada batığın dünyanın bilinen en eski ticari batığı olabileceğini söylemiştik ama o zaman daha kazı başlamamıştı. Artık elimizde kazıdan elde ettiğimiz eserler de var, şimdi bunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliyoruz. En eski ticari batık yine batı Antalya´da, Kaş Uluburun´da bulunmuştu, oranın kazısı tamamlandı. Şuanda oradan çıkan eserler Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinde sergileniyor. Bu batığımız yaklaşık olarak Uluburun´daki batığımızdan 2 yüz yıl daha eski bir ticari batık. Biz ilk açıklamayı yaptığımızda yaklaşık bir buçuk ton İngot bakır levhaların olduğunu söylemiştik ama bugün aldığımız haberlere göre bu rakamın kazılarla birlikte daha da büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Belki 2 katına çıkabileceğini hocalarımız söylüyor” şeklinde konuştu

 

"Kemer´de bir sualtı arkeoloji müzesi oluşturmak istiyoruz"

 

Antalya sahillerinde bulunan su altı değerlerinin Antalya´da ki bir sualtı ve arkeoloji müzesinde sergilenmesinin önemine ve bunun bilincinde olduklarına değinen Karaloğlu, "Bölgedeki turizm sektöründen ekmek yiyen işletmecilerimiz de bunun farkında. Onun için Kemer´de bir sualtı arkeoloji müzesi oluşturmak istiyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımız, yerel yönetimlerimiz, turizm işletmelerimiz ki sadece oteller değil bütün işletmeleri içine alacak şekilde imece usulüyle, işbirliğiyle inşallah en kısa zamanda bu kazılarla beraber eş zamanlı olarak müzemizi de inşa edip, Kemer Sualtı Arkeoloji Müze´mizde sergilemek istiyoruz” ifadelerinde bulundu.

Batık kazılarının çok heyecan verici bir çalışma olduğuna dikkat çeken Karaloğlu, sadece Türk bilim insanlarının değil Oxford ve Teksas üniversitelerinden uluslararası bilim insanlarının da kazılara katıldığını belirtti. Yapılan çalışmaların aynı zamanda uluslararası bir işbirliğinin de göstergesi olduğuna işaret eden Karaloğlu, "Bu bölge zaten medeniyetlerin ilk şekillendiği bölge ve su altı arkeolojisi bakımından da en zengin bölgedir. Dar bir alanda bile onlarca batığı bulmak mümkün. En eski iki batığın bir birine yakın bölgelerde bulunması bir tesadüf değildir. Medeniyetin bu bölgeden dünyaya yayıldığını en büyük kanıtıdır. Bu yüzden bu bölgede yapılacak olan sualtı arkeoloji müzesinin insanlık tarihi bakımından da çok değerli olduğunu söyleyebiliriz. Ben kendi ekibimize ve yurt dışından destek veren hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Emeği olan bütün arkadaşlarımı kutluyorum” dedi.

 

Doç.Dr. Öniz: "Birçok canlı bize eşlik ediyor"

 

Selçuk Üniversitesi Sualtı Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Hakan Öniz ise Kültür Bakanlığı´nın izinleriyle Akdeniz kıyılarında yürüttükleri arkeolojik su altı araştırmaları sırasında MÖ 16 yada 15. yüzyılda tarihlenen bir batık tespit ettiklerini ve Vali Karaloğlu öncülüğü, Antalya Müze Müdürlüğü başkanlığında, aralarında Texas A&M Üniversitesi´nden Prof. Dr. Cemal Pulak ile INA (Uluslar arası Sualtı Arkeoloji Enstitüsü) ve Oxfor Üniversitesinden uluslararası bir ekiple sualtı kazı çalışmalarına başladıklarını ve yavaş yavaş batıktan önemli eserler çıkardıklarını ifade etti. Ziyarette kazı çalışmalarında çekilen görüntüleri Vali Karaloğluyla paylaşan Öniz yaptıkları kazıda su altında yaşayan birçok canlı türünün onlara eşlik ettiğini belirtti. Bir ahtapotun kazı çalışması yapan arkeoloğun hemen başında hiç rahatsız olmadan beklemeye devam ettiği görüntüler ise çok dikkat çekti.

 

Dr. Hulin: "Dünyanın en erken ticaret gemisi batığı"

 

Genç Tunç Çağı´nın dünyada uluslararası ticaretin başladığı dönem olduğuna dikkat çeken Oxford Üniversitesi Deniz Arkeolojisi Bölümünden çalışmalara katılan Dr. Linda Hulin de, "Suriye Mısır arasındaki ticareti gösteren yazılı kaynaklar ve yine Kaş yakınlarında bulunmuş Uluburun batığı bu uluslararası ticaretin kanıtları arasında yer alıyor. Bize dönemin ekonomik sistemini de gösteriyor. Aynı zamanda Genç Tunç Çağında büyük imparatorlar arasındaki ilişkileri gösteren en erken batık olması itibarı ile bu batık son derece önemlidir. Tabi burada aynı zamanda bakır ticaretini de göstermekte. Bakır olmadan büyük sarayların inşaatlarını gerçekleştirmek ve silah imal etmeniz o dönemde mümkün değildir. Bu nedenle batık son derece önemlidir. Bu batığı dünyanın en erken ticaret gemisi batığı olarak nitelendirebiliriz" diye belirtti.

 

TÜROFED Başkanı Ayık: "Dünyanın en önemli sualtı müzelerinden biri olacak"

 

TÜROFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık da, deniz altındaki bu bulguyla dünyanın en eski ticari batığına sahip olmanın kültürel mirasa son derece önemli bir katkı olduğuna vurgu yaptı. Ayık “Biz otelciler olarak, bölgede ki yatırımcılar olarak tabi ki böyle bir şeye duyarsız kalmamamız mümkün değil. Bizim kültürel mirasımıza olan katkıları tüm insanlıkla paylaşılması da son derece önemli. Bu yüzden bu batıktan çıkan eserlerin sunulacağı, insanlarla buluşturulacağı önemli bir yatırımı da Kemer´de gerçekleştirmek istiyoruz. Dünyanın belkide en önemli sualtı müzelerinden bir tanesi olacak. Bunun inşasında da bölgede ki yatırımcılar olarak taşın altına elimizi sokacağız. En büyük katkıyı yapmaya çalışacağız ve en kısa süre içinde de burada devam eden sualtı kazılarına paralel olarak müzenin inşasını gerçekleştirip yerli ve yabancı misafirlerle buluntuların hepsini sergileyip paylaşacağız. Ülkemizin kültürel mirasına yaptıkları katkıdan dolayı emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

 

Kaynak: https://www.iha.com.tr/