ANİ UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİ’NDE

İstanbul’da düzenlenen UNESCO Dünya Miras Komitesi 40. Toplantısında, Kars’ta bulunan Ani Arkeolojik Alanı, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne dahil edildi.

 

Ortaçağ boyunca Mezopotamya, Orta Asya ve Kafkaslardan gelen çok uluslu ve çok dinli toplulukların buluşma yeri olan ve Anadolu’daki en eski camiye ev sahipliği yapan Ani, Ermeni kültüründe olduğu gibi, Anadolu Türk ve İslam kültüründe de önemli bir yere sahiptir. İpek Yolu üzerinde bulunan Ani’nin kent çevresi; anıtsallığı, tasarımı ve kalitesiyle mimari ahengin göze çarpan bir örneğini temsil eder. Taş duvarları, yarı silindirik kulelerle güçlendirilmiş çifte tahkimat ve masif taş yüzeyleriyle birlikte Ani, etkileyici bir kent görünümü sunar.

 

Büyük bir tarihi öneme sahip olan Ani Arkeolojik Alanı, UNESCO Dünya Miras Komitesinin 40. Toplantısının gerçekleştirildiği İstanbul’da Dünya Miras Listesi’ne dâhil edilebilmek için oylandı. Oylamalar sonucunda Ani Arkeolojik Alanı, Türkiye’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren 16. Varlığı oldu.

 

Ani kentinin kuruluşuyla ilgili çok az bilgi olmasına rağmen, bölgenin MÖ 1. binyılın ilk yarısında Urartu Dönemi boyunca iskân edildiği bilinmektedir. Greko-Romen ve Pers Part-Sasani devletleri arasında birbiri ardına yaşanan çatışmalardan sonra Ani, MS 5. Yüzyılda bölgeye bir kale ve saray inşa eden Kamsarakan Hanedanlığı tarafından ele geçirilmiş, 7. yüzyılın ortalarında ise Arapların eline geçmiştir. Araplar ve Kamsarakanlar arasındaki savaştan sonra diğer bir Ermeni Hanedanlığı kenti devralmış, 1045 yılında kaleyi güçlendiren Bizanslılar tarafından alınan Ani, 1064’te Alp Arslan komutası altındaki Selçuklularca ele geçirilmiştir. 12. ve 13. yüzyıllarda birkaç kez el değiştiren Ani, 1239 yılındaki Moğol işgalinden sonra, bir ticaret merkezi olarak önemini kaybetmiştir ve ilerleyen yıllarda Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı devletlerinin hükümranlığında kalmıştır.