ALET ÇANTASI VE TEKNİK UZMANLIK

Yakın Doğu, özellikle Bereketli Hilal bölgesi tarıma yönelik ekonomik, sosyal ve ideolojik değişimlerin ilk kez ortaya çıktığı bölgedir. “Bereketli Hilal” terimi, Ürdün Vadisi’nden Fırat ve Dicle nehirlerinin ağzına kadar uzanan yarım yay şeklindeki coğrafi bölgeyi ifade etmek için James Henry Breasted (1865-1935) tarafından verilen bir coğrafik isimdir. İsrail, Filistin, Lübnan, Batı ve Kuzey Suriye ile Doğu Anadolu’nun yüksek platosunu kapsayan Bereketli Hilal bölgesi, güneyde Dicle Nehri’nin doğusundan Zagros Dağları’nın eteklerine; Irak ve İran’da Dicle ve Fırat nehirlerinin oluşturduğu alüvyonlu düzlüklere uzanır.

Avcı-toplayıcı hareketli yaşam modelinden, yerleşik hayata ve köy düzenine geçiş sürecinde üç temel aşama görülür: 1) Yerleşikleşme sürecindeki son avcı-toplayıcı gruplara karşılık gelen Geç Epi-paleolitik Dönem (günümüzden yak. 14.300 - 11.800 yıl önce); 2) yabani bitkilerin kültüre alınması ve hayvanların kontrol altına alınmasıyla ilgili ilk denemelerin gerçekleştiği Çanak Çömleksiz Neolitik A Dönemi (MÖ 11.800 - 10.600); 3) bitki ve hayvanların evcilleştirme sürecinin gerçekleştiği Çanak Çömleksiz Neolitik B Dönemi. MÖ 9000’lerin sonlarında Bereketli Hilal’in büyük bir bölümünde ilk çanak çömlek ortaya çıkar. Bu dönemde, ekinler ve çiftlik hayvanları bölgedeki baskın yiyecek kaynakları haline gelmiştir.

 

Günümüzden yaklaşık 19.000 yıl öncesinde meydana gelen Son Buzul Maksimumu (LGM) sonrasındaki dönemde yaşayan göçebe avcı-toplayıcılar, taşınabilir ve modüler bir alet çantasına sahipti. Piramit biçimli çakmaktaşı çekirdeklerden küçük dilgiler ve dilgicikler üretiyorlardı. Yüzlerce gram ağırlığa sahip olan her bir çekirdekten, çok sayıda ince ve uzun parçalar çıkartabiliyorlardı. Bu ham parçalar kırılarak küçük geometrik formlar haline getiriliyor, daha sonra bu parçalar bir sap içerisine yerleştirilerek yay ile fırlatılmak üzere okucu haline getiriliyordu. Küçük geometrik parçalardan biri kaybolduğunda veya kırıldığında yerine kolaylıkla bir başkası konulabiliyordu. Küçük dilgi ve dilgicikler kesilip yonga haline getirilmeden de kullanılabiliyordu. Düz ahşap veya kemik saplar içerisine yerleştirilen dilgi ve dilgicikler, hayvan eti kesmek veya derisini yüzmek için kullanılan bıçaklar haline getiriliyordu. Bu aletler, avlanma faaliyetleri sırasında kolaylıkla taşınabilen aletlerdi. Bunların dışında, avcı-toplayıcı grupların kamplarında geçirdikleri zamanlarda kullandıkları farklı aletler de vardı. Bunlar arasında, hayvan derisini işlemek için kullandıkları kazıyıcılar veya ahşap ve kemik alet üretmek için kullandıkları keskiler yer alıyordu. Avcı toplayıcıların sahip olduğu bu basit, taşınabilir ve güvenilir teknoloji, avcılığa ve göçebe yaşam biçimine dayalı bir ekonomiye uyarlanmıştı. Yapılan yeni arkeobotanik araştırmalar, birtakım mevsimsel bitkilerin bu popülasyonlar arasında önemli bir yiyecek kaynağı olduğunu göstermiştir. Buna bağlı olarak, avcı toplayıcılara ait kamplarda bazı ağır öğütme ve ezme aletlerine de rastlanmıştır. 

 

Günümüzden yaklaşık 14.000 yıl öncesinde Neolitik Döneme geçişi başlatan Son Buzul Çağının avcı-toplayıcı grupları, alet çantalarını yeni ihtiyaçlara göre uyarladılar. Bu yeni ihtiyaçlar arasında, yabani tahıl topluluklarının ekilip biçilmesi kritik öneme sahipti. Avcı toplayıcı gruplar, o sırada farkında olmasalar da bu, tarımın ortaya çıkışına doğru atılan ilk adımdı. Yabani tahılları biçmek için, nesiller boyu yumuşak hayvan dokularını kesmek için kullandıkları düz bıçakları kullandılar, böylelikle ilk oraklar ortaya çıkmış oldu. Bunlardan bazılarının sapları, bu yeni tip aletlere atfedilen sembolik önemi gösteren hayvan figürleri ile bezeliydi. Hasatçı gruplar, ilkbahar sonlarında yabani tahıl topluluklarının bulunduğu alanlara giderek, ihtiyaç anında tüketmek üzere kolaylıkla depolayabildikleri bir besin kaynağı elde ediyorlardı. Böylelikle, mevsimsel kıtlık riskleri de önemli ölçüde azaldı. Bu dönemde ayrıca, tahıl işlemede kullanılan taştan yapılmış ezgi ve öğütme taşlarının sayısı da git gide çoğaldı. Hafif oklar hâlâ ceylan avında büyük ölçüde kullanılıyordu. Bu grupların alet çantasında ayrıca, hayvan derisi üzerinde delik açmak için veya sepet işçiliğinde kullanılan bız ile hayvan derisini sıyırmak için kullanılan spatula gibi kemik aletler de yer alıyordu. 

 

Yazı: Juan José IBÁÑEZ 

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi´nin 69. sayısından ulaşabilirsiniz.